Her yıl Filistin Halkı ile Dayanışma Uluslararası Gününde Filistinlilerin içinde bulundukları durumu yansıtıyor ve barış için daha neler yapabileceğimizi irdeliyoruz.

İki konu 2011 yılında kritik eşiğe erişecek.

Birincisi, Filistin Başkanı Abbas ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Eylül ayına kadar daimi statü konusunda bir çerçeve anlaşması için çabalayacakları taahhütünde bulunmuş olmaları. İkincisi Filistin Yönetiminin devlet oluşumuna hazırlık için iki yıldır sürdürdüğü programın Ağustos ayına kadar tamamlanmasına yönelik ilerlemenin devam ediyor olması.

Orta Doğu Dörtlüsünün 2010 Eylül ayında yaptığı toplantıda, liderlerin belirlediği söz konusu sürelerde bir anlaşmaya varılmasının mümkün olduğu ve Filistin Yönetiminin, kurumsallaşma ve kamu hizmetleri konusundaki performasını sürdürmesi halinde, yakın bir tarihte Devlet kurabilecek konumda olduğu belirtildi.

Ancak, çok az Filistinli gelecek yıl hatta ileride bir tarihte kesin bir sonuç elde edilebileceği konusunda iyimser bir bakışa sahip. Bölgedeki duruma baktığımda bu umutsuzluğun nedenini anlıyorum. Eylül ayında nihai statü konusundaki doğrudan görüşmelerin başlamasından kısa bir süre sonra, İsrail’in yerleşim yeri inşaatlarını durdurma konusunda aldığı övülmeye değer kararın süresini uzatmaması Filistinlilere zarar verdi. Batı Şeria’da yüzlerce yeni konut inşaatı başlatıldı ve Doğu Kudüs’te yeni yerleşim yerlerine izin verildi. Bu durum siyasi sürecin güvenilirliğine ciddi bir darbe vurdu. Uluslararası hukuk ve Yol Haritası çerçevesinde yerleşim yeri faaliyetlerini dondurma konusunda sorumluluk İsrail’e düşüyor.

Barışın yakında sağlanabileceğinden umutluymuş gibi görünen İsrailli sayısının çok az olduğu da doğru. Ancak, tüm İsraillilerden güvenilir bir güvenlik ortağının inkar edilemez bir şekilde ortaya çıkmaya başlamasına, Başkan Abbas’ın İsrail’in barış ve güvenlik içinde yaşama hakkı konusundaki taahhütünün devam ediyor olmasına ve terrörizmi ve şiddeti reddetmesine yeni bir gözle bakmalarını istiyorum. Ayrıca herkese, Arap Barış Girişiminin, iki devlet temelli çözümü ve kapsamlı Arap-İsrail barışını İsrail ile Arap ülkeleri arasında normal ilişkilerin kurulmasının takip edeceğini vaat ettiğini hatırlatıyorum.

Geçtiğimiz yıl bölgede koşulların iyileştirilmesi için atılan adımları takdirle karşılıyorum. Ancak, daha yapılması gereken çok şey var. Filistin Yönetimi devlet için gerekli olan kurumları mutlaka geliştirmeli, terör saldırıları ile mücadele etmeli ve tahrikleri engellemelidir. Aynı zamanda işgalle birlikte ortaya çıkan önlemlerin, özellikle de seyahat, erişim ve güvenlik ile ilgili olanların terse çevrilmesi İsrail’in hem çıkarınadır hem de görevidir.

Gazze’deki durum bende ciddi bir endişe yaratmaya devam ediyor. Israil’in politikilarını değiştirmesini ve önemli sayıda Birleşmiş Milletler projesini kabul etmesini takdirle karşılıyorum. Ancak bu sadece bir ilk adım olabilir. Bunları Güvenlik Konseyinin 1860 sayılı kararının eksiksiz uygulanması izlemelidir. İsrail’in sivil amaçlı yeniden yapılanma çalışmalarının genişlemesine, insanların ve malların serbest dolaşımına ve ihracata daha fazla imkan tanıması ve projelerin kolay bir şekilde yürütülmesine yardımcı olması gerekmektedir. Gazze’den roket saldırıları sona ermelidir. Mahkum değişimi, fiili sükünetin uzaması ve Filistinliler arasındaki uzlaşmada ilerleme sağlanması diğer ana konuları oluşturmaktadır.

1967 yılında başlayan işgalin sona ermesi, her iki tarafın güvenlik konusundaki temel endişelerine ve mülteci sorununa çözüm bulunması ve Kudüs’ün müzakereler sonucu iki Devletin başkenti olarak görülmesi gerektiği hususunda ezici bir uluslararası mutabakat mevcut bulunuyor. İki lideri de tarihi bir barışa ulaşmak için devlet adamlığı ve siyasi cesaret göstermeye çağırıyorum. Uluslararası topluluk da barış için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye mutlaka hazır olmalı.

Gelecek yılın, Orta Doğu’da Güvenlik Konseyinin 242, 338, 1397, 1515 ve 1850 sayılı kararları, daha önce varılan anlaşmalar, Madrid Çerçeve Anlaşması, Yol Haritası ve Arap Barış Girişimi temelinde adil ve kalıcı bir barışın sonunda temin edildiği bir yıl olmasını sağlayalım. Ben söz konusu çabaları desteklemek için yetkim dahilinde her şeyi yapacağım.
http://www.un.org.tr’den alıntı

Reklamlar