Archive for Ocak, 2011


24 Ocak , Ankara, (BM Enformasyon Merkezi) – Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Dairesi (OCHA) 2011 önceliklerini açıkladı. İklim değişikliğinin afetlerin daha şiddetli hale gelmesine, yardım çalışanlarını doğrudan hedef alan saldırılardaki artışa ve ekonomik krize rağmen hedef, daha hızlı bir şekilde daha fazla sayıda insana yardım ulaştırmak.

Geçtiğimiz yıl dünya genelinde 250’den fazla afet yaşandığını hatırlatan OCHA Başkanı Valerie Amos, 2011 yılında OCHA’nın teşkilat yapısının krizlerin doğasında görülen değişikliğe daha uygun hale sokulacağını belirtti. OCHA Başkanı, BM üyesi ülkelere 2011 önceliklerini açıkladığı konuşmasında, değişen dünyada hiç bir teşkilatın statükoya saplanıp kalamayacağını söyledi.

Geçtiğimiz yıl Haiti’de 220 bin kişinin öldüğü ve 1,5 milyon kişinin evsiz kaldığı deprem, Pakistan’da yaşanan eşi görülmemiş sel felaketi, Cook Adalarının maruz kaldığı tropikal fırtına ve Arnavutluk’u vuran sel felaketinin kurbanlarına yardım elini uzatan hep OCHA oldu.

Amos, 21 Ocak’ta yaptığı konuşmasında, 2010 yılında insani yardım çalışmalarının tehlikeli bir hal aldığını, insani yardım çalışanlarını doğrudan hedef alan saldırılardaki artış sonucu 63 çalışanın yaşamını yitirdiğini belirtti. Amos, “Bunlar yetmiyormuş gibi insani yardım çalışmaları bir de maddi sıkıntılarla karşı karşıya kalıyor” dedi.

Konuşmasında OCHA’nın 2011 gündemine de açıklık getiren Amos, OCHA’nın 2011 yılında çalışmaların eşgüdümü, uluslararası yardım kampanyaları başlatarak mali kaynak yaratılması, kullanıma hızlı şekilde sokulabilecek fonların oluşturulması, kurbanların sesini duyurmak ve krizlerle ilgili önemli bilgilerin derlenerek analizlerin yapılması alanlarına yoğunlaşacağını belirtti. Amos, OCHA’nın iklim değişikliği, gıda ve enerji fiyatlarındaki artış, nüfus arıtışı ve şehirleşme konularındaki çalışmalarını da derinleştireceğini söyledi.

Yaklaşık 350 yardım kuruluşu ile işbirliği yapan OCHA’ya mali katkı 39 ülke tarafından sağlanıyor. Amos, bütçeye ilave olarak OCHA çalışmaları için 208 milyon ABD doları gönüllü katkı sağlanması talebinde de bulundu.
KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

Reklamlar

19 Ocak, Ankara (BM Enformasyon Merkezi) – Gelişmekte olan ülkelerde yaşayan 1,6 milyar insanın hala elektrikten mahrum olduğunu hatırlatan BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, sorununun çözülebilmesi için enerji alanında küresel bir devrimin gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Abu Dhabi’de 17 Ocak’ta başlayan Dördüncü Dünya Enerji Zirvesine katılan Ban “İklim değişikliği sorununun en aza indirilmesi, yoksullluğun azaltılması ve küresel sağlık koşullarının iyileştirilmesi, kadınların üst yönetim kadrolarındaki sayısının arttırılması ve 2015 yılına kadar Binyıl Kalkınma Hedeflerine ulaşılması ve küresel ekonominin gelişimi, barış ve güvenlik ve gezegenimizin sağlığı için söz konusu devrimin” elzem olduğunu söyledi.

Genel Sekreter günümüzde enerji tüketimi adına alınan kararların geniş kitleleri etkileyecek sonuçlar doğurmasının maalesef beklenmediğini, fosil yakıtların egemen olduğu bir ekonominin iklim değişiklikliğine yol açtığını, günden güne artan küresel enerji ihtiyacını karşılamakta etkin olamadığını belirtti.

Ban Ki-moon’un çoğunlukla gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere 20 yıl içinde enerji tüketiminin yüzde 40 artmasının beklendiğini söyledi. Ancak söz konusu ülkelerde günümüzde hala 1,6 milyar insan halen elektrikten yoksun yaşıyor ve 3 milyar insan ise mutfakta, ısınma ve diğer temel ev ihtiyaçlarında geleneksel bioyakıtları kullanıyor.

Genel Sekreter’e bağlı İklim Değişikliği ve Enerji Danışma Grubu, 2009’da yılında başlattığı çalışma ile 2030 yılı için enerji hedeflerini belirledi. “Cesur ancak ulaşılabilir” olarak tanımlanan hedefler kapsamında herkesin modern enerji kaynaklarına erişiminin sağlanması ve enerji verimliliğinde yüzde 40 artış sağlanması öngörülüyor.

Genel Sekreter gelecekteki genç enerji liderlerine seslendiği toplantıda, “ sürdürülebilir kalkınmanın ciddiye alınması gereken bir konu olduğunu” vurguladı.

Ban’in geleneksel bioyakıt ve kömür kullanan 3 milyar kişinin ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Ban, çoğunluğunu kadınların ve çoçukların oluşturduğu 2 milyon kişinin her yıl ev içi hava kirliliği nedeniyle hayatlarını kaybettiği ve bunun da sıtma nedeniyle dünya genelinde bir yılda ölenlerin sayısının neredeyse iki katı olduğunu belirtti.

“Bu, üstesinden gelinebilir ve kabullenilemez bir durumdur” diyen, Ban herkesin enerjiye ulaşımının sağlanmasının zamanının geldiğini söyledi.
KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE


17 Ocak, Ankara (BM Enformasyon Merkezi) – Genel Sekreter Ban Ki-moon, Birleşmiş Milletler’in 2011 yılında öncelikli olarak ele alacağı konuları BM Genel Kurulunda yaptığı bir konuşma ile açıkladı. Ban, sürdürülebilir kalkınmadan kadın haklarının geliştirilmesine, iklim değişikliğine uyumdan nükleer silahların teröristlerin eline geçmesinin önlenmesine kadar bir çok alanı kapsayan öncelikli konuları sekiz başlık altında topladı.

BM Genel Kurul’unda 14 Ocak’ta yaptığı konuşmasına dünyanın karşı karşıya olduğu sorunlar ile kimsenin tek başına başa çıkamayacağını belirterek başlayan Genel Sekreter, “Başarı hepimizin. Son yıllarda elde ettiğimiz ilerlemede sizlerin katkısı hayati öneme sahip” dedi.

Genel Kurul’a hitaben yaptığı konuşmanın ardından bir basın toplantısı düzenleyen Ban, 2010’un zorlu bir yıl olduğunu, 2011’in daha da zorlu bir yıl olacağa benzediğini söyledi.

Ban, ilk önceliği olarak, küresel durgunluk döneminin yaşandığı günümüzde herkesin yararlanabileceği sürdürülebilir bir kalkınma için çalışacağını belirtti. “İnsanlar işlerini kaybetme korkusu içinde, çocuklarının geleceğinden endişe eder halde” diyen Ban, Mayıs ayında İstanbul’da düzenlenecek en az gelişmiş ülkeler konferansında gıda güvenliği, insan onuruna yakışır iş, afet risklerinin azaltılması, iklim değişikliği ile mücadele ve temiz enerji konularında 10 yıllık eylem planı üzerinde çalışılacağını belirtti.

Cancun’da Aralık ayında düzenlenen iklim zirvesinde ilerleme sağlandığını ancak, daha gidilmesi gereken çok yol olduğunu belirten Ban, “Davranışlarımızla örnek olalım” çağrısında bulundu.

Üçüncü öncelikli konu olarak kadınların toplumdaki konumlarının güçlendirilmesini işaret eden Ban, kadın haklarının geliştirilmesi, kadına karşı şiddet ile mücadele ve BM’nin üst düzey yöneticileri arasında kadınların sayısının arttırılması için yoğun olarak çalışmalarına devam edeceğini söyledi. Ban kadınların görev aldığı konularda daha iyi sonuçlar elde edildiğini belirtti.

Ban, dördüncü öncelik olarak ise daha güvenli bir dünyanın oluşmasına odaklanacağını ifade etti. Ban Fildişi Sahili ve Sudan’da BM’nin yaptığı çalışmaları da bu alanda atılan adımlara örnek olarak gösterdi.

Beşinci ve altıncı öncelikleri ise insan haklarının daha da geliştirilmesi ve Haiti depremi ve Pakistan’daki sel felaketi sonrasında yaşananlardan da ders almak yoluyla insani krizlere daha hızlı ve etkili müdahale edilmesi oluşturuyor. “Kapasitemizi geliştişme ve kuruluşlarımız arasındaki eşgüdümü artırma yönünde daha fazla çalışmamız lazım” diyen Ban, krizlere küresel olarak müdahale edilebilmesi için kaynakların en etkili şekilde kullanılmasının şart olduğunu belirtti.

Ban’ın yedinci önceliğini ise nükleer silahların yayılmasının önlenmesi oluşturuyor.

Ban, nükleer silahların test edilmesini yasaklayan anlaşmanın hayata geçmesi için çalışacaklarını söyledi. Genel Sekreter nükleer güvenlik ve nükleer silahların teröristlerin eline geçmesinin önlenmesi için harcadıkları çabaları ise daha da arttıracaklarını ifade etti.

Genel Sekreter, sekizinci önceliğinin ise BM’ye daha modern bir yapı kazandırarak 21. Yüzyılın soruları ile daha kolay başa çıkacak bir teşkilat haline getirmek olduğunu söyledi. Ban, herkesin arzuladığı daha güçlü bir BM için yılmadan çalışacağını belirtti.
KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKÇE

27 Aralık, Ankara (BM Enformasyon Merkezi) – Birleşmiş Milletler Kalkınma İşbirliği Stratejisi bugün Dışişleri Bakanlığında yapılan bir törende Türkiye Cumhuriyeti ile Birleşmiş Milletler Türkiye Temsilciliği tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi.

Türkiye adına Büyükelçi Mithat Rende ve BM adına Mukim Koordinatör Shahid Najam’ın imzaladığı UNDCS 2011-2015 dönemini kapsıyor.

Türkiye’ye has bir belge olan UNDCS Türk hükümetinin liderliğinde ve BM kuruluşları ve diğer paydaşların işbirliğinde Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre oluşturuldu.

UNDCS, Türkiye gibi üst orta gelir grubunda bulunan bir ülkenin kalkınma konusunda karşılaşabileceği sorunlara BM Sisteminin yaratıcı ve hızlı bir şekilde çözümler bulmasına imkan sağlayan bir sürecin de başlangıcını oluşturuyor. UNDCS, operasyonel olmaktan ziyade stratejik bir özellik taşıyor ve hızla sonuca gidilmesini öngörüyor. UNDCS ayrıca, Türkiye’de faaliyette bulunan BM kuruluşlarının Türkiye’nin ihtiyaçlarına karşılık verebilmek için kaynaklarını toplu ve daha etkin bir şekilde kullanmalarına imkan tanıyor.

UNDSC’in bir diğer ayırıcı özelliği ise hem BM Genel Kurulunun hem de Genel Sekreterin, Orta Gelir Düzeyine sahip ülkelerle yeni dönemde yürütülecek işbirliği ve ortaklığın ana hatlarının belirlenmesine yönelik taleplerini de karşılıyor olması. Yeni dönemde BM bir yandan Orta Gelirli Ülkelere uluslararası kalkınma hedeflerine ulaşmada yardımcı olmayı amaçlarken diğer yandan da söz konusu ülkelerle birlikte çalışarak Güney-Güney işbirliği çerçevesinde diğer kalkınmakta olan ülkelere destek vermeyi hedefliyor.

Ilk kez Türkiye’de uygulanacak olan UNDSC diğer orta gelirli ülkelerdeki benzer çalışmaların da temelini teşkil edecek.

UNDSC üç ana konu üzerinde yoğunlaşıyor: Demokratik ve Çevresel yönetim; Gelişmişlik farklılıkların giderilmesi, Sosyal İçerme (yani insanların ekonomik ve sosyal hayatta yer almalarına engel olan faktörlerin ortadan kaldırılarak ve hayat seviyelerinin toplumda kabul edilebilir bir düzeye getirilerek, toplumla bütünleşmelerinin sağlanması); ve Yoksullukla mücadele ve yeni istihdam imkanlarının yaratılması.

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) UNDCS’in etkin bir şekilde uygulanması ve sağlanacak ilerlemenin ölçülmesi için bir çalışma grubu oluşturmuş bulunuyor. BM’de bu konuda DPT ile yakın işbirliğini sürdürmeye devam edeceğini belirtiyor.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

18 Aralık, Ankara (BM Enformasyon Merkezi) – Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, 18 Aralık Uluslararası Göçmenler Günü vesilesiyle yayınladığı mesajında küresel ekonomideki kırılganlığın hala devam ettiğini, krizlerin etkisinin hala hissedildiğini ve Dünya geneline yayılmış 214 milyon uluslararası göçmenin de bu durumdan önemli derecede olumsuz etkilendiğini söyledi.

Ban, “Güvenli ve usule uygun yollardan gerçekleştiğinde göçün her iki tarafa da olumlu katkı yapma ihtimali artıyor. Ancak, usule uygun yollardan göç etme şansı gittikçe azalıyor. Artan işsizlik oranları ayrımcılığı kamçılıyor. Kutuplaştırıcı siyasi tavırlar yükselişe geçmiş bulunuyor” dedi.

Özellikle çalkantılı dönemlerde olmak üzere göçmenlerin küresel ekonomiyi güçlendirmedeki temel rolünün unutulmaması gerektiğini belirten Ban, “Göçmenler ekonomik kalkınma ve insani gelişmeye katkıda bulunuyor; çok kültürlülük, bilgi ve teknoloji transferi sayesinde toplumları zenginleştiriyor; ve yaşlanan toplumlarda demografik dengenin korunmasını sağlıyor” dedi.

“Birçok kişi için göçmen olmak olumlu ve konumlarını güçlendirici bir tecrübe iken bir çoğu da insan hakları ihlalleri, yabancı düşmanlığı ve istismara maruz kalıyor” diyen Genel Sekreter, göçmenlerin haklarını korumak için daha çok şey yapılması gerektiğinin açıkça ortada olduğunu, bu nedenle, 14 Birleşmiş Milletler kuruluşunun yanı sıra Uluslararası Göç Örgütü ve Dünya Bankasından oluşan Küresel Göç Grubunun, usule uygun olmayan yollardan göç etmiş on milyonlarcası dahil, tüm göçmenlerin insan haklarının korunmasına duyulan ihtiyacın altını çizen ortak bir karara Eylül ayında imza attığını söyledi.

Ban, mesajında “Usule uygun olmayan yollardan göç etmiş kişilerin iş güvenliği, kişisel güvenlik ve sağlık hizmetleri gibi haklardan mahrum bırakılma ihtimali daha fazla oluyor. Uzun süreler tutuklu kalma ve kötü muamele görme ihtimalleri artıyor. Bazı durumlarda ise köle vari şekilde çalıştırılabiliyor, tecavüze uğrayabiliyor ve hatta öldürülüyorlar. Küresel Göç Grubunun, hangi yoldan göç etmiş olursa olsun herkesin uluslararası hukukun verdiği garantiler doğrultusunda temel haklarının geliştirilmesi ve korunması için yaptığı çağrıyı ben de destekliyorum” dedi.

Ülkeleri, Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Fertlerinin Haklarının Korunmasına dair Uluslararası Sözleşmeyi imzalamaya davet eden Genel Sekreter, usule uygun olmayan yollardan göç etmiş olmaları bu kişilerin insanlıklarının ve haklarının ellerinden alınmasına yol açmaması gerektiğini vurguladı.

Ban, mesajına, “Gelin hep birlikte İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin ‘Tüm insanlar hür doğar, eşit hak ve saygınlığa sahiptir’ şeklindeki temel ilkesini bir kez daha vurgulayalım” diyerek son verdi.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE