Viyana’da açıklanan INCB Yıllık Raporunda yolsuzlukların uyuşturucu kaçakçılığı ile bağlantısı, hastaların gerekli ilaçlara ulaşma hakkı ve bölgesel gelişmeler inceleniyor

Ankara, 2 Mart (BM Enformasyon Merkezi) – Merkezi Viyana’da bulunan Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulu (INCB) tarafından bugün açıklanan 2010 raporunda, uyuşturucu ile mücadeleyi etkisiz kılmak için kullanılan “Tasarımcı Uyuşturucularının” hem üretiminin hem de kullanımının artışta olduğu belirtiliyor.

Yasa dışı maddelerin moleküler yapılarının değiştirilmesi sonucu üretilen söz konusu “Tasarımcı Uyuşturucuları” yasal engellere takılmamayı başarıyor. Tasarımcı uyuşturucularının nasıl yapılacağı konusundaki bilgiler ise İnternet üzerinden paylaşılıyor. Avrupa’da 16, Japonya’da 51 adet yeni tasarımcı uyuşturucusu türününün belirlendiği raporda ifade ediliyor.

INCB Başkanı Hamid Ghodse, “Tasarımcı uyuşturucularının insan sağlığı için oluşturduğu riskler nedeniyle Hükümetlerden, söz konusu maddelerin üretiminin, kaçakçılığının ve kullanımının önlenmesine yönelik önlemler almalarını” istiyor.

Yolsuzluklar uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadelenin karşısındaki en büyük engellerden biri

Uyuşturucu kaçakçılığının engellenememesinin en önemli nedenlerinden birini yolsuzluklar teşkil ediyor. Uyuşturucu pazarında oluşan büyük kârlar bazen çeşitli kamu kurumlarının mali kaynaklarından kat ve kat fazla olabiliyor. Suç örgütleri ile uyuşturucu çeteleri bazı durumlarda yasal kurumların gücü ve yetkilerini kontrol eden siyasi güç odakları haline gelebiliyorlar. Bu durumda da uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele edecek kurumlar, yolsuzluklar nedeniyle etkisizleşebiliyor. INCB raporunda, yolsuzluklarla mücadeleye daha fazla öncelik verilmesi gerektiği belirtiliyor.

Hastaların belli ilaçlara ulaşmaları engellenmemeli

Yasadışı ilaçlara hemen hemen her yerde rastlanırken, yasal ilaçlara dünyanın bir çok yerinde ulaşılamadığı görülüyor. INCB raporunda belirtildiğine göre, dünya nüfusunun yüzde 80’i ağrı kesici ilaçlara ulaşamadığı için gereksiz yere ızdırap çekiyor. Ağrı kesici ilaçların yüzde 90’ı Batılı ülkelerde tüketiliyor. Afrika, Asya ve Güney Amerika’da bir çok ülkede ise insanlar bu ilaçlara tedavi amaçlı olsa dahi ulaşamıyor. Bunun nedenleri arasında ise sağlık personelinin gerekli eğitime sahip olmaması, yasal kısıtlamalar, dağıtım ağında yaşanan sorunlar ve ağrı tedavisini de kapsayacak şekilde kapsamlı sağlık politikalarının olmaması yatıyor. INCB, Hükümetlerden yasal ilaçlara olan talebin belirlenmesi, bu verilere dayanarak yeni yasal düzenlemeler getirilmesi ve sağlık eğitiminin iyileştirmesi gibi önlemler almalarını istiyor.

Bölgesel gelişmeler

ABD’deki kokain, eroin ve metamfetamin pazarını Meksika’daki uyuşturucu çeteleri kontrol ediyor. ABD’de 2009 yılında kokain haricinde tüm uyuşturucu türlerinin kullanımında artış yaşandığı görülüyor. Meksika’da uyuşturucu çeteleri, güvenlik güçlerinin kaçakçılığı önlemek üzere aldığı önlemlere benzeri görülmemiş şekilde şiddet içeren bir şekilde karşı koyuyor. Meksika’da 2006 yılından bu yana uyuşturucu bağlantılı olaylarda 28 binin üzerinde insan yaşamını yitirmiş bulunuyor.

Kolombiya’da alınan önlemler sonucu Güney Amerika’da kokain ekimi yapılan alanlarda 2009 yılında da azalma görüldü. Kuzey Amerika’da kokaine olan talep (pazarın yüzde 40’ını teşkil ediyor) azalırken Avrupa’da (pazarın yüzde 30’unu teşkil ediyor) artış gözlemleniyor.

Kokain kullanımı Batı Avrupa’dan kıtanın diğer bölgelerine de yayılıyor. Danimarka, İngiltere ve İspanya gibi bazı ülkelerde kokainin, amfetamin ve ekstazi türü uyuşturucuların yerini aldığı görülüyor.

Dünyanın en büyük eroin pazarını ise Batı Avrupa oluşturuyor. Bu bölgede de eroinin yaklaşık yüzde 60’ı Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya’da tüketiliyor. Avrupa dünyadaki eroinin yüzde 50’sini tüketiyor. Rusya Federasyonu ise yüzde 1,6 ile en fazla afyon türevi uyuşturucu tüketicisi konumunda bulunuyor. Avrupa’da piyasaya sürülen eroinin hemen hemen tamamı Afganistan’da üretiliyor.

Eroin Çin, Malezya, Myanmar, Singapur ve Vietnam’da en yaygın kullanılan uyuşturucu olmayı sürdürüyor. Ancak, bölgedeki tüm ülkelerde eroin kullanımında azalma olduğu belirtiliyor. Raporda,Güney Asya’nın, uyuşturucu kaçakçılarının sentetik uyuşturucu üretimi için kimyasal madde temin ettikleri ana bölge haline geldiği ifade ediliyor.

INCB, afyon üretiminin 2009 yılına kıyasla Afganistan ve komşu ülkelerde hemen hemen yarı yarıya azaldığını, 3,600 tona ulaşan bu keskin düşüşün ana nedeninin ise afyon bitkisini etkileyen bir mantar türü olduğunu belirtiyor. Raporda, afyon üretiminin azalmış olmasının eroin üretiminin de azalacağı anlamına gelmediği, çünkü yasa dışı pazarlarda eroin üretimini sürdürmeye yetecek miktarda afyon bulunduğu aktarılıyor.

Raporda, 2010 yılında ele geçirilen büyük miktarlardaki uyuşturucu ışığında Afrika’dan Avrupa’ya kokain kaçakçılığında iki yıl üst üste görülen azalmadan sonra yeniden artış yaşandığı belirtiliyor.

INCB, kokainden elde edilen kârların bazı bölge ülkelerinin ekonomilerine oranla son derece yüksek olmasının, kaçakçıların yerel makamlara rüşvet vererek sevkiyatlarını sürdürmelerine imkan tanıdığını, bu durumunda ciddi bir tehlike oluşturduğu uyarısında bulunuyor.

Türkiye

Raporda, Türkiye Batı Asya bölgesi içinde inceleniyor ve Türkiye’nin hem yurt içindeki çalışmaları hem de bölge ülkeleriyle yaptığı işbirliği sayesinde uyuşturucu ile etkin bir mücadele yürüttüğü ve ele geçen uyuşturucu miktarında da daha önceki yıllara oranla artış olduğu belirtiliyor.

Raporun İngilizce nüshasına http://www.unicankara.org.tr/incb2010.pdf adresinden ulaşılabiliniyor.

Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulunun Rolü

Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulu (INCB), Birleşmiş Milletler’in uluslararası uyuşturucu kontrol sözleşmelerinin uygulanmasındaki bağımsız ve yargı benzeri gözetim organıdır. Kurul, 1961 tarihli Uyuşturucu Maddelere Dair Birleşmiş Milletler Tekli Sözleşmesi’ne istinaden 1968 yılında kurulmuş olmakla birlikte, INCB benzeri kuruluşların geçmişinin Milletler Cemiyeti dönemine uzandığı biliniyor.
KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

Reklamlar