Archive for Nisan, 2012


Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) hollywood yıldızı Angelina Jolie’nin Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri António Guterres’in özel temsilcisi olarak BM’de yeni ve daha geniş bir rol aldığını açıkladı.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği sözcüsü Adrian Edwards Cenevre’de gazetecilere yaptığı açıklamada, Angelina Jolie’nin yeni görevinde BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Guterres’i diplomatik olarak temsil edeceğini ve toplu yer değiştirmelere neden olan büyük çaplı krizler üzerine yoğunlaşacağını belirtti.

2001 yılından bu yana BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin iyi niyet elçisi olarak görev yapan Jolie’nin insani yardım işlerine ilgisi 2000 yılında Kamboçya’da film çekerken artmış ve kısa süre içinde BM’nin görev aldığı çeşitli yerleri ziyaret etmeye başlamıştı.

Angelina Jolie BM Mülteciler Yüksek Komiserliği iyi niyet elçişi olduğundan bu yana yaşadıkları yerlerden çıkarılan milyonlarca kişinin sesini duyurmak, onların korunması için çalışmak üzere dünyanın en ücra köşeleri de dahil olmak üzere çeşitli yerlere 40’ın üzerinde ziyaret gerçekleştirdi ve zorla yerinden edilme konusunda bir uzman ve mültecilerin hiç yılmayan bir savunucusu oldu.

UNHCR Jolie’nin özel temsilci statüsünün başladığını ve aciliyet gerektiren karmaşık durumlar üzerine yoğunlaşacağını söyledi.

UNHCR sözcüsü Yüksek Komiser Guterres’in böylesine kritik bir zamanda Angelina Jolie’nin bu görevi kabul etmesinden müteşekkir oluğunu da sözlerine ekledi.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

17 Nisan 2012 – Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından Suriye’de ateşkesi denetlemekle görevlendirilen silahsız BM gözlemcilerinden ilk altısı dün Suriye’nin başkenti Şam’a vardı ve çalışmalarına başladı.

Birleşmiş Milletler sözcü yardımcısı Eduardo del Buey New York’ta gazetecilere yaptığı açıklamada gözlemcilerin ilk görevinin Suriye Hükümet yetkilileri ve güvenlik kuvvetleri ile muhaliflere BM ekibinin rolü ve görevinin ne olduğunu açıklamak olduğunu belirtti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik konseyi haftasonunda aldığı kararla ateşkesi denetlemek üzere 30 silahsız askeri gözlemcinin Suriye’ye gönderilmesini onaylamıştı.

Buey 30 kişilik ekibin geri kalanının gelecek günlerde Suriye’ye varacağını söyledi. Sözcü yardımcısı İtalyan Hükümeti’nin önemli bir destek sağlayarak BM’nin Brindisi’deki lojistik merkezinden BM araçlarını hava yoluyla gönderdiğini, böylelikle gözlemcilerin Suriye’deki çeşitli yerlere hızlı bir şekilde gidebileceklerini belirtti.

Suriye’de Mart 2011 tarihinde başlayan olaylarda çoğunluğu sivil olmak üzere 9 bin kişininöldüğü ve onbinlerce kişinin yerlerinden olduğu bildiriliyor.

Resmi bir ziyaret için Avrupa’da bulunan BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon gözlemcilerin Suriye’ye varmasından duyduğu memnuniyeti belirtti. Ban Suriye’deki durumun çok değişken olduğunu söyledi ve Humus kentinin hafta sonunda yeniden bombalanmasından duyduğu endişeyi ifade etti.

Ban ayrıca ateşkesten sonraki adımın Suriye halkının isteklerine saygı duyan siyasi bir çözümün Suriyeli yetkililer tarafından yönetilecek bir siyasi diyalog sonrası bulunması olduğunu belirtti.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, BM ve Arap Birliği’nin ortak Suriye temsilcisi Kofi Annan’ın altı maddelik çözüm planına uyması için Suriye Hükümeti’ne defalarca çağrı yapmıştı.

Annan’ın altı maddelik planı şiddetin durması, insani yardım kuruluşlarına yardıma muhtaç olanlara ulaşabilmeleri için erişim verilmesi, tutukluların bırakılması ve Suriye halkının isteklerini göz önünde bulunduran siyasi bir diyaloğun başlaması çağrılarında bulunuyor.

Bununla birlikte BM tarafından görevlendirilen Uluslararası Suriye İnceleme Komisyonu da BM gözlemcilerinin Suriye’ye varışını memnunlukla karşıladı. Komisyon yayınladığı basın açıklamasında ateşkesin son altı aydır bildirilen büyük insan hakları ihlallerine bir son vermeye de yardımcı olacağını umduklarını belirtti.

BM İnsan Hakları Konseyi’ne geçen ay raporunu sunan BM’nin eski kadın hakları rapörtörlerinden Prof. Dr. Yakın Ertürk’ün de üyesi olduğu üç üyeli komisyon, Suriye güvenlik kuvvetlerinin keyfi tutuklama, zorla yer değiştirtme, işkence, cinsel şiddet ve çocuk haklarının ihlal edilmesi gibi çeşitili insan hakları ihlallerinden sorumlu olduklarını açıklamıştı.

Birleşmiş Milletler 20 Nisan Cuma günü de İsviçre’nin Cenevre kentinde Suriye’deki krizden etkilenen yüzbinlerce kişiye insani yardım sağlayacak kaynakları seferber etmek üzere Suriye İnsani Forumunu toplayacak.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

10 Nisan 2012 – Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon Suriye-Türkiye ve Suriye-Lübnan sınırındaki silahlı saldırıları şiddetle kınadı.

Ban Suriye Hükümeti’ne tekrar çağrıda bulunarak sivillere saldırmaya son vermesini istedi.

Dün Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile konuşan Ban son gelişmelerden duyduğu büyük endişeyi belirtti.

Suriye kuvvetlerinin dün Türkiye sınırında açtığı ateş nedeniyle 2 kişi ölmüş, pek çok kişi de yaralanmıştı. Diğer bir olayda ise Suriye Lübnan sınırında Lübnanlı bir kameraman vurularak öldürülmüştü.

Yayınlanan bildiride Genel Sekreterin Suriye’de devam eden şiddet ve insan hakları ihlallerinden dolayı çok endişeli olduğu belirtildi.

Suriye geçen hafta, Arap Birliği ve Birleşmiş Milletler’in ortak temsilcisi Kofi Annan’a 10 Nisan tarihine kadar birliklerini çekeceğini söylemişti.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

6 Nisan, Ankara (BM Enformasyon Merkezi) – 1948 yılında faaliyete geçen Dünya Sağlık Örgütünün kuruluş günü olan 7 Nisan’ı her yıl Dünya Sağlık Günü olarak kutluyoruz. Dünya Sağlık Gününün bu yılki temasını da “Sağlıklı yaşam ömre ömür katar” oluşturuyor. Böylece, sağlıklı bir yaşam tarzının insanın ileri yaşlarda da dinç ve üretken olmasını sağladığı mesajı verilmek isteniyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Dünya Sağlık Günü vesilesiyle yayınladığı mesajında, “Geçtiğimiz yüzyılın ortalarında dünyada yaşı 80 ve üzerinde olan insan sayısı 14 milyondu. 2050 yılına geldiğimizde ise bu sayının, 100 milyonu sadece Çin’de olmak üzere, 400 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Yakında, tarihte ilk kez yaşı 65 ve üzerinde olan insanların sayısı beş yaş ve altındaki çocuklardan daha fazla olacak” dedi.

Dünya nüfusunun yaşındaki bu çok büyük değişikliğin ekonomik ve sosyal gelişme ile yakından ilişkili olduğunu belirten Ban, halk sağlığı alanında yaşanan başarılar sonucu çocuk ölümlerinin azaltıldığını, yetişkinlerin sağlıklı yaşam koşullarına ulaşmaları sonucu artık insanların dünyanın bir çok yerinde daha uzun yaşadığını söyledi. Ban, “Yüksek gelir seviyesine sahip bir çok ülke hızla yaşanan bir nüfus ile karşı karşıya kalmaya başladı bile. Önümüzdeki yıllarda bir çok alt ve orta gelir seviyesindeki ülke de yaşlı nüfuslarında ciddi artışlarla karşılaşacak” dedi.

“İnsanların yaşam sürelerinin uzamış olması hepimizi mutlu eden bir gelişme” diyen Ban, yaşlı insanların, ailenin bir bireyi, çalışma hayatının aktif bir üyesi ve gönüllü faaliyetlere katılan kişiler olarak topluma bir çok değerli katkılarda bulunduğunu belirtti. Ban, “Yıllar içinde edindikleri tecrübe onları toplumda özel bir konuma getiriyor” dedi.

Bunun yanında, yaşlı nüfusun artmasının sağlık hizmetlerine ve sosyal güvenlik sistemine daha fazla ihtiyaç duyulmasını ortaya çıkardığına dikkat çeken Genel Sekreter, Dünya genelinde yaşlıların karşı karşıya kaldığı sağlık sorunlarının en başında bulaşıcı olmayan hastalıkların geldiğini belirtti. Ban, ölümlerin en çok kalp hastalıkları ve inme nedeniyle yaşandığını, görme kaybı ve bunamanın ise engellik hali yaratan unsurların başında geldiğini söyledi. Ban, “Düşük gelir seviyesine sahip ülkelerde söz konusu hastalıklara yakalanma riski üst düzey gelir seviyesine sahip ülkelerden iki ila üç kat daha fazla. Bu hastalıklar yaşlıların değil, ailelerinin ve toplumun tamamının karşı karşıya olduğu bir sorun” dedi.

Birçok alt ve orta gelir seviyesindeki ülkenin bırakın ileride ortaya çıkacak büyük ihtiyaçları, günümüzde karşı karşıya kalınanlarla dahi başa çıkabilecek alt yapıya sahip olmadığını belirten Ban, herşeye ragmen, hükümetlerin, yaşlı vatandaşlarının sağlıklı ve aktif bir yaşam sürmelerini sağlayabilmek için uygulayabileceği kolay ve ekonomik çözümlerin mevcut olduğunun unutulmaması gerektiğini ifade etti. Ban, sağlıklı yaşlanma sürecine yatırım yapan ülkelerin, bunun karşılığında tüm toplum için sosyal ve ekonomik kazanç sağladığını söyledi.

Ban, Dünya Sağlık Gününde, hükümetleri, sivil toplumu ve özel sektörü, nerede olursa olsun herkesin sağlıklı bir şekilde yaşlanma imkanına sahip olması için çaba harcamaya davet ederek mesajına son verdi.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

4 Nisan, Ankara (BM Enformasyon Merkezi) – Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Birleşmiş Milletler mayınlarla mücadele programının dünyanın dört bir yanında ihtilaf sonrası yeniden yapılanma, insani yardım çalışmaları, barış harekatları ve kalkınma teşviklerinin hayata geçirilmesine çok değerli katkılar sağladığını söyledi.

Genel Sekreter Ban, 4 Nisan Dünya Mayın Tehlikelerine Karşı Korunma Günü vesilesiyle yayınladığı mesajında, Birleşmiş Milletler’in çalışmaları sayesinde mayınların ve diğer patlamamış mühimmatın çatışmaların bitmesini takiben hedef gözetmeksizin insanlara zarar vermesinin önüne geçildiğini, bir zamanların tehlikeli arazilerinin verimli topraklara dönüştürüldüğünü belirtti. Ban, “Mayın programı toplumların kalıcı istikrarı yakalamalarına yardımcı oluyor” dedi.

Birleşmiş Milletler mayın programı personelinin Libya’da kara mayınlarının ve patlamamış mühümmatın yol açtığı tehlikelere karşı mücadele ettiğini, binlerce savaş kalıntısı patlamamış mühimmatı okullardan, yollardan ve sokaklardan temizlediğini söyleyen Ban, ayrıca onbinlerce insana mayınlara karşı korunma eğitimi verildiğini belirtti.

Son bir yıldır mayın programı personelinin Arnavutluk, Fildişi Sahili ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde mayın ve mühimmatın güvenli bir şekilde depolanmasının sağlanması için de yardım sağladığını ifade eden Ban, “Kongo’nun başkenti Brazzaville’de bir silah deposunda geçenlerde yaşanan patlamanın yol açtığı felaket, depolama işleminin ne kadar önemli olduğunu açıkça gösterdi” dedi.

Bu yılki Dünya Mayın Tehlikelerine Karşı Korunma Gününde “Ayağını Ödünç Ver” kampanyasına katılarak mayın kurbanlarına destek verdiklerini belirten Ban, Birleşmiş Milletler’in 40’dan fazla ülkede bir yandan mayınlara karşı korunma eğitimleri verirken diğer yandan da mayın kurbanlarına yardımcı olduğunu söyledi. Ban, “Birleşmiş Milletler ayrıca, mayın kurbanlarının, Engellilerin Haklarına ilişkin Sözleşmede belirtilen tüm haklardan yararlanmalarını sağlamak için çalışıyor” dedi.

Mayın programına katkıda bulunan tüm taraflara teşekkür eden Ban, ayrıca, Anti Personel Mayınlarını ve Misket Bombasını yasaklayan sözleşmelere ve ek protokollere, ve Engellilerin Haklarına ilişkin Sözleşmeye taraf olan ülkelere de şükranlarını sundu.

Mayın Tehlikelerine Karşı Korunma Gününde söz konusu sözleşmelere herkesin sahip çıkması ve Birleşmiş Milletler’in mayınlarla mücadele çabalarına daha fazla destek yapılması çağrısında bulunan Genel Sekreter, kara mayınları ve savaş artığı patlamamış mühimmatın kalkınmanın önüne bir engel olarak çıktığını, hayatları karartığını vurguladı. Ban, mesajına “Gelin, güvenli ve sürdürülebilir bir dünya için mayınlardan ve patlalamış mühimmattan kurtulmak üzere birlikte çalışalım” diyerek son verdi.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

2 Nisan, Ankara (BM Enformasyon Merkezi) – Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Dünya Otizm Farkındalık Gününde, ayrımcılık, istismar ve dışlamaya karşı küresel bir mücadele başlatma çağrısında bulundu.

Genel Sekreter Ban Ki-moon, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü vesilesiyle yayınladığı mesajında “Otizm bir bölge ya da ülkeyle sınırlı değil. Otizm küresel eylem gerektiren dünya çapındabir sorun. Otistik insanlar tüm insan hakları ve temel özgürlüklerden yararlanması gereken eşit vatandaşlar” dedi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 2007 Aralık ayında aldığı bir karar ile, küresel ölçekte milyonlarca insanın ve ailelerinin sorunlarını dünya gündemine taşımak amacıyla 2 Nisan’ı Dünya Otizm Farkındalık Günü olarak ilan etti. Uzmanlar otizmi, karmaşık ve çok çeşitli şekillerde tezahür eden yeterli derecede anlaşılamamış bir engellilik hali olarak tanımlıyor.

Ban, otizmin çocukluk döneminde ortaya çıktığını, ancak sadece bu evreyle sınırlı kalmadığını, insan yaşamı boyunca varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Genel Sekreter çalışmaların sadece otizmin erken teşhisi ve tedavisi üzerinde odaklanmasının yeterli olmadığını, insanların tüm yaşamlarını kapsayacak şekilde terapi, eğitim ve diğer adımları kapsaması gerektiğini belirtti.

Eğitim ve çalışma alanında daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Ban, gelişmiş ya da gelişmekte olsun tüm ülkelerin otistik insanların ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kapasite artırımına ihtiyaçları olduğunu söyledi.

Ban, ayrıca, araştırma, bakım uzmanlarının yetiştirilmesi ve otistik bireylerin sağlık hizmetlerinden daha kolay yararlanması gibi bir çok alanda da ilerleme kat edilmesi gerektiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler Posta İdaresi (UNPA) Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında hatıra pulu serisi hazırladı. Altı farklı puldan oluşan seri ve iki zarf bugün satışa sunuldu. Pulların üzerindeki resimleri otizm teşhisi konmuş sanatçılar çizdi. (Ekli Foto: UNPA)
Genel Sekreter Ban, pulların herkesin içinde yetenek ve yaratıcılığın var olduğunu gözler önüne serdiğini söyledi.

Birleşmiş Milletler, dünya genelinde posta pulu basma hakkına sahip tek uluslararası kuruluş. Ayrıca üç ayrı para biriminde (ABD Doları, İsviçre Frangı ve Euro) pul satışı yapan da tek posta idaresi.

UNPA Başkanı David Failor, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, pullar üzerinde kullanılacak resimlerin seçimi için düzenledikleri yarışmada, otistik yarışmacılar arasında büyük yeteneklere sahip olanların bulunduğunu gördüklerini söyledi.

UNPA’nin ilk olarak üç resim seçmeyi planlamış olmasına rağmen, yarışmaya katılan resimlerin sanat yanının son derece iyi olması nedeniyle altı pul basılmasına karar verildiği açıklandı. Yarışmaya 200 sanat eseri katıldı.

Hatıra pulları ve zarfları bugünden itibaren New York, Viyana ve Cenevre’de satışa sunuluyor.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

2 Nisan 2012 – Birleşmiş Milletler tarafından Atlantikaşırı köle ticareti kurbanlarını anmak amacıyla yürütülen etkinlikler kapsamında hazırlanan gezici sergi Ankara’da izleyicilerle buluştu.

Atlantikaşırı köle ticareti tarihteki kuşkusuz en korkunç ve en büyük zoraki göç hareketlerinden birini oluşturuyor. Afrikalıların 400 yıl boyunca dünyanın çeşitli yerlerine sürüklenmelerinin, insanlık tarihinde bilinen bir benzeri bulunmuyor.

Shahid Najam ,BM Türkiye Mukim Koordinatörü (ortada), Ahmet Recep Tekcan Ankara
Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanı (solda),
Ahmet Parla BM Enformasyon Merkezi Müdürü (sağda)

Ankara Metrosu Kızılay Sergi alanında izleyicilere ulaşan serginin açılışını BM Türkiye Mukim Koordinatörü Shahid Najam ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Ahmet Recep Tekcan yaptı. Birleşmiş Milletler Türkiye Temsilciliği ve Ankara Büyükşehir Belediyesinin ortaklaşa düzenlediği sergi bir hafta süreyle gezilebilecek.

Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Shahid Najam, sergi ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, Atlantikaşırı köle ticaretinin milyonlarca masum insana tarifsiz acılar yaşattığını, tarihin en uzun, en yaygın trajedileri arasına yerleştiğini söyledi. Najam “Köle ticareti çoktan beri yasaklanmış olsa da çalışmak üzere rehin bırakma, çocuk yaşta evlenmeye zorlama, kadınların para karşılığı erkeklerle evlendirilmeleri ve çocukların insan tacirlerinin eline düşmesi gibi kölelik benzeri uygulamalar hala varlığını sürdürüyor” dedi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon ise sergiye gönderdiği mesajda, serginin bizleri insanların en kötü yönleriyle yüzleşmeye zorladığını, ancak, geçmişte ve günümüzde köleliğe karşı çıkanların içindeki iyiliği de hatırlattığını söyledi. Ban, “Ölüm tehlikesine rağmen ayaklanan köleleri; statükoya karşı gelerek köleliğin kaldırılamasını isteyenleri; günümüzde ise hoşgürüsüzlük ve haksızlıklara karşı mücadele veren aktivistleri anıyoruz. Tanınmış ya da adsız olsun bu kahramanlar insanlık onuru için mücadele etmenin herşeyin üzerinde olduğunu gösterdiler” dedi.

Sergi 9 Nisan tarihine kadar Ankara Kızılay Metro İstasyonu Sergi Alanında ziyaret edilebilecek. Serginin daha sonra başka illerde de sergilenmesi öngörülüyor.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

Resimde Suriye’den Ürdün’e ailesiyle birlikte kaçmiş bir çocuk, kardeşiyle görülüyor. Fotoğraf: UNHCR/S. Malkawi

30 Mart 2012 – Birleşmiş Milletler (BM) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (OIC) tarafından ortak yürütülen bir çalışma bir milyon Suriyelinin insani yardıma ihtiyacı olduğunu açıkladı.

Yapılan değerlendirmenin özetini açıklayan Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Kordinasyonu Ofisi (OCHA), acil insani yardıma ihtiyacı olanlar arasında yaralı ve yerlerinden edilmiş kişiler gibi süregelen şiddet olaylarından etkilenen insanlar olduğunu bildirdi.

Sözkonusu değerlendirme çalışmasına sekiz BM kuruluşundan teknik uzmanlar ve OIC’den de 3 uzman katıldı. Ekip Aleppo, Ar Roqqa, Dara’a, Dayr Az Zor, Hama, Humus, İdlib, Lattakia, Şam kırsalı ve Tartous bölgesini ziyaret ettiler. Yapılan incelemenin sonuçları Suriye Hükümeti ile de paylaşıldı.

OCHA’dan yapılan açıklamaya göre, bilgiler siviller, hükümet yetkilileri, dini liderler, toplum liderleri, Suriye Arap Kızılayı (SARC) ve yerel STK’lardan toplandı. Tehlike nedeniyle bazı bölgelere girilemese de muhaliflerin elindeki yerlerin de ziyaret edilebildiği açıklandı.

Değerlendirmeye göre belirlenen öncelikli ihtiyaçlar arasında korunma, gıda, tıbbi bakım, yatak, ev eşyası gibi malzemeler ve eğitim bulunuyor.

Bu arada Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı SARC ile kordinasyon içinde yardım getirilmesini onayladı. 2 bin aile için gıda, battaniye ve hijyenik malzemeler taşıyan ilk konvoy Tartous bölgesine gitmek üzere Şam’dan 2 gün önce hareket etmişti. Bugün malzemelerin dağıtımının başlaması bekleniyor ve diğer bölgelere de dağıtımların yapılması planlanıyor.

OCHA yaptığı açıklamada insani yardım çalışmalarının siyasi gündemden tamamıyla ayrı tutulması gerektiğini bildirdi ve BM kuruluşlarının nötr, bağımsız ve tarafsız insani yardım çalışmasına devam edeceğini belirtti. Açıklanan raporda ayrıca Suriye’ye yardım için yeni oluşturulan Suriye Acil Yardım Fonu’na katkıda bulunmaları için donörler teşvik edildi.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

Ankara, 29 Mart (BM Enformasyon Merkezi) – Birleşmiş Milletler iklim değişikliğine dikkat çekmek amacıyla 31 Mart Cumartesi günü dünya genelinde düzenlenecek olan Dünya Saati kampanyasına destek veriyor.

BM hem New York’taki genel merkez binasında hem de Türkiye dahil dünya genelindeki temsilcilikleri aracılığıyla kampanyaya katılacak.

Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler Türkiye Temsilciliği de güvenlik amaçlı olanların haricindeki ışıklarını söndürerek etkinlikte yer alacak.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada bireyleri, kuruluşları ve işletmeleri kampanyaya destek vermeye ve dünya nüfusunun elektrikten mahrum yaşayan yüzde 20’lik kesiminin sesinin duyulmasına katkı sağlamaya çağırdı.

Ban, ışıkların azaltılmasının sürdürülebilir enerjiye ulaşma çabalarına bağlılığın sembolik bir göstergesi olacağını belirtti ve “Bu desteğin sürekli bir eyleme dönüşmesinin yaratacağı etkiyi düşünün” dedi.

BM’nin kampanyaya verdiği güçlü desteğini vurgulayan Ban, “Geleceğimizi ulaşılabilir, güvenli ve sürdürülebilir enerji üzerine kuralım” dedi.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) tarafından ilki beş yıl önce gerçekleştirilen “Dünya Saati” etkinliğine geçtiğimiz yıl 135 ülke katılarak bir rekora imza attı. Türkiye’de de 2011 yılında, 267 kurum, 12 valilik, 20’nin üzerinde belediye ve binlerce kişinin etkinliğe destek verdiği belirtiliyor. Bu yıl etkinliğe hem Türkiye’de hem de dünya genelinde katılımın daha da artması bekleniyor.

Bu yılki etkinlik kapsamında dünya genelinde Paris’in simgelerinden Eyfel Kulesinden, New York’taki Empire State binasına kadar bir çok yerde ışıkların söndürülmesi bekleniyor.

WWF, “Dünya Saati” hareketine destek vermek isteyen tüm bireyleri, kamu kurum ve özel sektör kuruluşlarını 31 Mart 2012 Cumartesi günü yerel saatle 20:30-21:30 arasında, güvenliği tehdit etmeyen alanlarda ışıklarını söndürmeye, elektrik kullanımını azaltmaya ve küresel iklim değişikliği için dünyadan çıkacak tek sesin parçası olmaya davet ediyor.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

Birleşmiş Milletler’in Orta Doğu Barış Süreci Özel Kordinatörü Filistin ve İsrail arasındaki durumun halen “belirsiz ve zor” olduğunu bildirdi.

Özel Kordinatör Robert Serry 15 üyeli Güvenlik Konseyi’nde yaptığı konuşmada siyasi ilerlemenin yokluğu ve şiddet olaylarının devam etmesinin risklerine karşı da uyarıda bulunarak, “talihsiz gerçek, tarafların doğrudan görüşmeleri yeniden başlatacak yeterli ortak zemin bulamamış olmaları ve uzlaşma ihtimallerinin de zayıf olmasıdır” ifadelerini kullandı.

İsrail ve Filistinliler arasındaki doğrudan görüşmeler 2010 yılının Eylül ayında, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında yerleşim faaliyetlerini dondurmayı reddetmesi üzerine kesilmişti. İsrail’in bu kararı Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’ın İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile doğrudan görüşmelerden çekilmesine neden olmuştu. İsrailli ve Filistinli arabulucular taraflar arasında doğrudan görüşmeleri yeniden başlatmak amacıyla hazırlık toplantılarını Ocak ayı başında Ürdün Kralı 2. Abdullah’ın himayesinde Amman’da başlatmışlardı.

Özel Kordinatör Serry, geçen aylardaki olayların siyasi ilerleme olmaması, istikrarsızlık, özellikle Gazze’de olmak üzere şiddet olaylarının devam etmesi ve Filistin Yönetimi’nin artan belirsiz durumundan oluşan “tehlikeli bir kombinasyon” sergilediğini söyledi.

Serry ilerleme yerine Batı Şeria ve Gazze’de potansiyel olarak endişe verici olaylar olduğunu ekledi. Bunlar arasında İsrail kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen arama operasyonlarında yaralanan Filistinli sayısında artış, bölgede yaşanan gösteri sayılarında ikiye katlanma ve İsrail yerleşim faaliyetlerinin devam etmesi olduğunu belirtti.
Serry Güvenlik Konseyi’ne yaptığı açıklamada devam eden siyasi boşluk durumunun risk oluşturduğunu da vurguladı.

“Siyasi bir ufuk olmadan Filistin devletinin kurulmasını sağlamak giderek zorlaşacak” diye konuşan Serry, “ilerleme olmaması her geçen günü daha belirsiz hale getiren olumsuz eğilimlere neden oluyor” ifadelerini kullandı.

Serry ayrıca durumun bu belirsizliğini 11 Nisan tarihinde Washington D.C.’de bir araya gelecek Orta Doğu Dörtlüsü’nün (BM, AB, Rusya ve ABD’den oluşan diplomatik grup) ele alması gerektiğini sözlerine ekledi.

Birleşmiş Milletler ve ortakları İsrail ve Filistinli yetkililere görüşmelere devam etmeleri ve kıskırtıcı hareketlerden sakınmaları konusunda devamlı olarak çağrıda bulunuyor.
Dün Seul’de nükleer güvenlik zirvesi sırasında Ürdün Kralı Abdullah ile biraraya gelen BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon da Ürdün’ün İsrali-Filistin diyaloğunu başlatmaya çalışmasını desteklediklerini belirtmişti.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

27 Mart, Ankara (BM Enformasyon Merkezi) – Suriye Hükümeti Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği’nin Suriye Ortak Temsilcisi Kofi Annan’ın 6 maddelik çözüm planını kabul etti.

Annan’ın sözcüsü Ahmed Fevzi tarafından Çin’in başkenti Pekin’de yapılan açıklamada Annan’ın Suriye’nin planı kabulünü, şiddet ve kan dökülmesini sonlandıracak, ihtiyacı olanlara yardım gitmesini sağlayacak ve siyasi diyaloğun sağlanacağı bir ortam yaratmaya yardımcı olacak önemli bir ilk adım olarak nitelendirdiği belirtildi.

Sözcü Kofi Annan’ın planın uygulamaya konmasının sadece Suriye halkı için değil aynı zamandan bölge ve uluslararası toplum için de çok önemli olduğu söylediğini açıkladı ve Suriye hükümetinin tahahütlerini yerine getirirken Annan’ın da planın her seviyede uygulanması için bütün taraflarla birlikte çalışacağını bildirdi.

Açıklamada “Arabulucuk girişimlerinde gördüğü geniş destekten dolayı Ortak Özel Temsilci şükranlarını sunmaktadır ve bu gelişmeyi ve etkili şekilde uygulanmasını desteklemek için kilit ülkelere çağrı yapmaktadır” denildi.

Annan planının içeriği

Annan Suriye’den ilk aşamada, krizin sona erdirilmesine yönelik somut adımlar atmasını, şiddet ve can kayıplarına son verilmesini, göz altındaki kişilerin salıverilmesini, insani yardım kuruluşlarına izin verilmesini ve halkın meşru taleplerini karşılamak üzere kapsamlı bir siyasi diyaloğun başlatılmasını istemişti.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

26 Mart, Ankara (BM Enformasyon Merkezi) – Birleşmiş Milletler Atlantikaşırı köle ticaretinin kurbanlarını ve köle ticaretine karşı savaşanları anmak üzere etkinlikler düzenliyor. Bu çerçevede Birleşmiş Milletler Enformasyon Merkezi ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin ortak çalışmasıyla da Kızılay Metro İstasyonu Sergi Alanı’nda 2 Nisan 2012 tarihinde bir sergi açılacak.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon 25 Mart Atlantikaşırı Köle Ticareti Kurbanlarını Anma Uluslarararası Günü vesilesiye yayınladığı mesajında “Atlantikaşırı köle ticareti köleliğin temelindeki barbarlığı, çok büyük kapsamı, organize ve sistematik olması nedeniyle tam bir trajediydi” ifadelerini kullandı.

Ban anma gününün bu yılki etkinliklerinde köle ticareti kurbanlarının, mücadeleyi bırakmayanların, kahramanların ve onların çocuklarının anıldığını belirtti.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 2007 yılında, özellikle Kuzey ve Güney Amerika ve Batı Hint Adaları’ndaki sömürgelere köle olarak zorla götürülen yaklaşık 28 milyon Afrikalıyı anmak ve onurlandırmak için her yıl 25 Mart’ın Atlantikaşırı Köle Ticareti Kurbanlarını Anma Uluslarararası Günü olarak kutlanması kararını almıştı.

Atlantikaşırı Köle Ticareti Kurbanlarını Anma Uluslarararası Günü vesilesiyle yapılan etkinliklerde rıkçılığın nedenleri ve sonuçları, ırkçılığa dayalı ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve buna bağlı hoşgörüsüzlük konularında eğitim vermek, farkındalığı artırmak amaçlanıyor.

Genel Sekreter “Yeni yasalar, kurumlar ve yeni düşünce şekilleri böyle illetlere karşı savaşmamız için bize daha iyi araçlar sunuyor. Ama dünyanın pek çok yerinde önyargılı taraf tutma artmaya devam ediyor ” ifadelerini kullandı ve ayrımcı uygulamaların siyasi ve hatta yasal olarak tanındığı durumlara hala şahit olunduğunu vurguladı. Ban, Birleşmiş Milletler’in böyle nefret uyandırıcı hareket ve eğilimlere karşı savaştığını söyledi.

2-9 Nisan 2012 tarihinleri arasında Ankara Kızılay Metro İstasyonu’nda açılacak olan ve köleliğe karşı durmuş eylemcilerin, kahramanların, konuyla ilgili eski gazete küpürlerinin, kölelikte kullanılan aletlerin resimlerinin sergileneceği Atlantiaşırı Köle Ticareti Kurbanlarını Anma Gezici Sergisi, Birleşmiş Milletler’in merkezinin bulunduğu New York’ta da açılacak.

Anma günü vesilesiyle Birleşmiş Milletler Genel Kurul’u konuyla ilgili bugün özel olarak toplanacak ve küresel öğrencilerarası video konferans gibi etkinlikler de yapılacak.

Ayrıca New York’taki Birleşmiş Milletler merkezinde milyonlarca Afrikalının Atlantikaşırı Köle Ticaretinin sürdüğü dört yüzyıl boyunca vahşice evlerinden alınıp, taciz edilerek, onurları ellerinden alınarak köleleştirildiklerini unutmamak için kalıcı bir anıt yapılması için çalışmalar devam ediyor.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

Genel Sekreter Ban Ki-moon ve eşi Yoo Soon-taek veremli bir hastayla konuşuyor, Kuala Lumpur, Malezya, Mart 2012. Fotoğraf: BM/E.Debebe

23 Mart, Ankara (BM Enformasyon Merkezi) – Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, vereme çok uzun bir süredir gereken ihtimamın gösterilmediğini, bu nedenle de bir çok sorunla karşılaşıldığını söyledi.

Ban, 24 Mart Dünya Veremle Savaş Günü vesilesiyle yayınladığı mesajında, “Bu ihmalin sonucu olarak yok yere sıkıntı çekildi: 2010 yılında, yüzde 95’ini gelişmekte olan ülkelerden olmak üzere 9 milyon kişi hastalandı, 1,4 milyon insan ise veremden dolayı yaşamını yitirdi. Bu rakamlara göre, verem dünya genelinde yetişkinler arasında ölüme neden olan bulaşıcı hastalıklar arasında ikinci sıraya yerleşiyor” dedi.

Hastalığın yansımalarının doğrudan etkilediği bireylerle sınırlı kalmadığını belirten Ban, veremin ailelere ve toplumlara büyük bedeller ödettiğini söyledi. “Milyonlarca çocuk anne veya babasını kaybediyor. Hasta aile fertleriyle yaşamak zorunda kalan çocuklar hastalığı kapma riski ile karşı karşıya kalıyor” diyen Genel Sekreter, veremin, çocuklarda teşhisi ve tedavisi zor bir hastalık olduğu için hastaların büyük bölümünün her hangi bir tedavi göremediğini, bu nedenle önceliğin söz konusu hastalığın çocukları nasıl etkilediği konusunda farkındalığın arttırılmasına verilmesi gerektiğini söyledi.

Ban, “Tedavi ve bakım imkanı bulamayanlara sağlıklı bir yaşam sürmelerini sağlamak amacıyla destek olmak büyük önem taşıyor” dedi.

Doğru alanlara müdahale edilerek önemli bir ilerleme sağlanabileceğini belirten Ban, “İlaçlara dayanıklı türü de dahil olmak üzere Verem hastalığının tüm türlerine daha büyük sorunlara yol açmadan nasıl son vereceğimizi biliyoruz. Güçlü ve denenmiş uygulamaları hayata geçirdiğimiz yerlerde verem hastalığına maruz kalan insanların sayısının ciddi oranda düştüğünü görüyoruz” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yürütülen ortak çalışmalar sonucu veremden ölümlerin oranının 1990 yılından bu yana yüzde 40 oranında azaldığını söyleyen Genel Sekreter, 1995 yılından bu yana 46 milyon insanın tedavi edildiğini, yedi milyon insanın hayatının kurtarıldığını belirtti. Ban, “Bunların hepsi de Birleşmiş Milletler, hükümetler, donörler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, sağlık çalışanları ve hastalığa maruz kalmış kişilerin aileleri ve toplumlar sayesinde gerçekleşti” dedi.

Ban, “Artık daha da iddialı olma zamanı. İşte bu nedenle bu yılki Veremle Savaş Gününün temasını “Veremin Hayatımızda Yeri Yok” oluşturuyor” dedi.

Tüm insanların verem ve yarattığı yıkıcı sonuçların korkusundan kurtulmasını sağlamak için yürütülen küresel dayanışmanın daha da güçlendirilmesini isteyen Ban, mesajına “Gelin veremle mücadele edeceğimize ve söz konusu hastalıklardan ölümlerin önüne geçeceğimize söz verelim” diyerek son verdi.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE