Robert Vos, BM Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi Kalkınma Politikası ve Analizi Birimi Direktörü Dünya Ekonomik Durumu ve Tahminleri 2013 Raporunun tanıtımında. Fotoğraf: BM/Eskinder Debebe.

Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan raporda dünyada ekonomik büyümenin 2012 yılı boyunca oldukça zayıfladığı ve önümüzdeki iki yıl boyunca da durgun kalmasının beklendiği bildirildi. Rapor, büyümeye ivme kazandırmak ve işsizlik krizi ile mücadele etmek için politika değişiklikleri yapılması için çağrı yaptı.

İlk bölümü Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi (DESA) tarafından yayınlanan Dünyanın Ekonomik Durumu ve Tahminler 2013 (The World Economic Situation and Prospects 2013) isimli raporda 2013 yılında küresel ekonominin yüzde 2,4 oranında, 2014 yılında ise yüzde 3,2 oranında büyümesinin beklendiği belirtiliyor. Bu rakamların Birleşmiş Milletler’in 6 ay önceki tahminlerinden oldukça düşük olması dikkat çekiyor.

Raporla ilgili yayınlanan basın duyurusunda bu hızda bir büyümenin pek çok ülkenin karşı karşıya kaldığı işsizlik krizinin üstesinden gelmeye yetmeyeceği kaydedildi. Duyuruda, mevcut politikalar ve büyüme eğilimleri ile Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nin 2008-2009’da yaşanan büyük durgunluğun neden olduğu iş kayıplarını kapamak için en az 5 yıla ihtiyaç duyacağı belirtildi.

Rapor başlıca gelişmiş ekonomilerdeki zayıflıkların küresel ekonomik yavaşlamanın nedeni olduğunu kaydederken, bu ekonomilerin çoğunluğunun ama özellikle Avrupa’dakilerinin yüksek işsizlik oranları, mali sektör kırılganlığı, yavaş büyüme ve kemer sıkma kısır döngüsünde kapana kısıldığı vurgulandı.

Pek çok Avrupa ekonomisi ve Euro bölgesi bir bütün olarak durgunluk içinde bulunuyor. Euro bölgesinde işsizlik oranları bu yıl yüzde 12 gibi rekor rakamlara kadar çıktı. Ayrıca ABD ekonomisi 2012 yılında önemli ölçüde yavaşladı ve 2013 yılında da büyümenin zayıflayarak yüzde 1,3’te kalması bekleniyor. Japonya’da da deflasyon (fiyatların düşmesi) durumu devam ediyor.

Avrupa, Japonya ve ABD’deki ekonomik sıkıntılar kalkınmakta olan ülkeleri de etkileyerek, kapital akışında ve fiyatlarda değişkenliğe neden oluyor.

DESA’nın Kalkınma Politikası ve Analiz Birimi Direktörü Rob Vos, raporla ilgili yaptığı açıklamada, Euro bölgesinde krizin, ABD’de “mali uçurum”un kötüleşmesi ve Çin’de yaşanacak sert bir inişin yeni bir küresel durgunluğa neden olabileceğini söyledi. Tüm bu risklerin yüzde 1 ila 3 arasında küresel çıktı kaybına neden olacağı uyarısında bulundu.

Rapor, mevcut politikaların gerekli olan unsurlara sahip olmadığını vurgularken, mali politikada değişiklik yapılarak, kısa dönemli çözümler yerine orta ile uzun dönemli mali sürdürülebilirlik sağlayacak ekonomik büyümeye odaklanmak gerektiğini söylüyor.

Rapor, preamatüre mali kemer sıkma politikalarının engellenmesini tavsiye ederken, mali politikaların yeniden yönlendirilmesinin küresel olarak koordine edilmesi ve doğrudan istihdam yaratan ve yeşil büyümeyi desktekleyen yapısal politikalarla uyumlu olması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, para politikalarının küresel olarak daha iyi koordine edilmesi tavsiyesi yapılıyor.

KAYNAK:BİRLEŞMİŞ MİLLETLER TÜRKİYE

Reklamlar